26 Aralık 2013 Perşembe

KALITIM VE EVRİM KONU ANLATIMI

KALITIMA GİRİŞ

KALITIMA GİRİŞ
Kalıtım (soya çekim), anne ve babadaki özelliklerin oğul döllere geçmesine denir. Üremeyle sağlanır.
Çevrenin ve kalıtımın etkisiyle canlıda ortaya çıkan özelliklere karakter denir. Örneğin; göz rengi, boy uzunluğu, kan grubu birer karakterdir.
  Yalnız Çevrenin Etkisiyle Belirlenen Karakterler
Çevre şartlarının meydana getirdiği kalıtsal olmayan değişikliklere modifikasyon denir.
Beslenmeye bağlı olarak dişi embriyolardan kraliçe arı ve işçi arının meydana gelmesi, ortanca çiçeklerinin asitli topraklarda kırmızı, bazik topraklarda ise mavi çiçek açması, birer modifikasyondur.
•  Kalıtım + Çevrenin Belirlediği Karakterler
Kalıtım ve çevrenin birlikte belirlediği karakterler de kalıtsal olmadığı için ve çevre etkili olduğu için birer modifikasyondur. Bu şekildeki modifikasyonlara örnek olarak bitki fidelerinde klorofilin oluşumu gösterilebilir. Bitki ana canlıdan klorofil sentezleme genini almışsa ve ışıkta büyütülürse, rengi yeşil olur. Klorofil geni taşıyan bitki ışık almayan ortamda büyütülürse klorofil sentezleyemez. Klorofil geni taşımayan tohumlar ışıkta bile çimlense yeşil renk oluşturamazlar. Böyle bitkilere albino denir.
•  Yalnız Kalıtımla Belirlenen Karakterler
Bir insanın kan grubu, parmak izleri, göz rengi gibi karekterler çevre şartı ne olursa olsun değişmez.
Çevrenin insan gelişimi ve fenotipi üzerindeki etkileri tek yumurta ikizleri üzerinde yapılan çalışmalarla incelenebilmiştir.
•  Tek yumurta ikizleri
Döllenmiş bir yumurta hemen mitoz bölünmelerle çoğalmaya başlar. Bazen ilk oluşan iki hücre (blastomerler) ana rahminde birbirinden ayrılarak ayrı ayrı gelişirse oluşan yavrulara tek yumurta ikizleri denir. Bu ikizlerin genotipleri ve fenotipleri aynıdır.
•  Yalnız Kalıtımla Belirlenen Karakterler
Bir insanın kan grubu, parmak izleri, göz rengi gibi karekterler çevre şartı ne olursa olsun değişmez.
Çevrenin insan gelişimi ve fenotipi üzerindeki etkileri tek yumurta ikizleri üzerinde yapılan çalışmalarla incelenebilmiştir.
•  Tek yumurta ikizleri
Döllenmiş bir yumurta hemen mitoz bölünmelerle çoğalmaya başlar. Bazen ilk oluşan iki hücre (blastomerler) ana rahminde birbirinden ayrılarak ayrı ayrı gelişirse oluşan yavrulara tek yumurta ikizleri denir. Bu ikizlerin genotipleri ve fenotipleri aynıdır.
Çift yumurta ikizleri
Normalde insanda her ay bir yumurta oluşturulur. Bazen aynı anda iki yumurta oluşturulur ve her yumurta iki ayrı sperm tarafından döllenir. Bu döllenen yumurtaların gelişmesinden ayrı yumurta ikizleri meydana gelir.
Çift yumurta ikizleri iki ayrı sperm ve yumurtadan meydana geldikleri için genotipleri ve fenotipleri birbirinden farklıdır. Bu ikizler ancak aynı zamanlarda doğmuş kardeşler kadar birbirine benzerler.
Çift yumurta ikizleri oluşurken, iki ayrı yumurta,iki ayrı spermle döllenir. Oluşan zigotlar uterusun farklı kısımlarına tutunarak gelişir. Bu ikizlerin cinsiyetleri aynı olabileceği gibi farklı da olabilir.

Çift yumurta ikizi
I. KALITIMLA İLGİLİ KAVRAMLAR
  • Gen : Kalıtsal bir karekterin kalıtılmasından sorumlu DNA veya kromozom parçasına gen denir.
Genler harflerle ifade edilir. Bir karekter için aynı harfin büyüğü de, küçüğü de kullanılabilir.Örnek; S ve s, A ve b, D ve d gibi.

 

  • Alel Gen : Bir karakter, iki arkadaş kromozom (Homolog Koromozom) üzerinde bulunan iki genle kontrol edilir. Bu şekilde aynı karekter üzerine etki eden genlere alel gen’ler denir.
  • Homozigot : Bir karakteri kontrol eden iki alel gen birbirinin aynısı ise buna homozigot denir. SS, dd, OO, XX gibi.
  • Heterozigot : Bir karakteri kontrol eden iki alel gen birbirinden farklı ise buna heterozigot denir. Ss, Dd, XY gibi.
  • Dominant (Baskın)'lık : Heterozigot durumda etkisini dış görünüşte gösteren gen’e baskın gen; bunun ortaya çıkardığı özelliğe de baskın özellik denir. Örnek; Bezelyede sarı renk, insanda beş parmaklılık, dil yuvarlama, vs.
  • Resesif (Çekinik)'lik : Heterozigot durumda etkisini dış görünüşte gösteremeyen gen’e çekinik gen; bunun ortaya çıkardığı özelliğe de çekinik özellik denir. Örnek; Bezelyede yeşil renk, insanda O kan grubu, altı parmaklılık, vs.
  • Genotip (İç görünüş) : Bir karakteri genlerle ifade etmeye denir. Ss, bb, DD gibi. Bir canlının genotipi sorulduğunda her karekterin ikişer harfle gösterilişi anlaşılmalıdır.
    • Fenotip (Dış görünüş) :Canlının özelliklerinin dışardan gözlenebilmesi ya da incelemekle anlaşılmasıdır.

    • Bağlı Gen – Bağımsız Gen : İki veya daha fazla gen aynı kromozom üzerinde bulunursabağlı genler, farklı kromozomlar üzerinde bulunurlarsa bağımsız genler adını alır.


    Burada S ve D karakteri vardır.2karakter, 2 kromozom .4 allel gen vardır.
    II. GAMET ÇEŞİDİ ve HESAPLAMASI
    A. BİR KAREKTER BAKIMINDAN
    Gametler, mayoz bölünmeyle meydana geldiği için, ana canlının yarısı kadar kromozon ve yarısı kadarda gen taşırlar.
    II. GAMET ÇEŞİDİ ve HESAPLAMASI
    A. BİR KAREKTER BAKIMINDAN
    Gametler, mayoz bölünmeyle meydana geldiği için, ana canlının yarısı kadar kromozon ve yarısı kadarda gen taşırlar.
    . BAĞLI GENLERDE GAMET ÇEŞİDİ
    Bir kromozom üzerinde bulunan genlere bağlı genler denir. Bunlar, gametlere giderken beraber hareket ederler. (Ancak krosing-over olayıyla birbirinden ayrılabilirler.)


    ÇAPRAZLAMALAR ve MENDEL KURALLARI
    Bir canlının erkek üreme hücreleri (sperm veya polen) ile diğer bir canlının yumurtalarının birleştirilmesine çaprazlama denir.
    . ÇAPRAZLAMALARIN ELEMANLARI
    P : Çaprazlanacak anne ve babanın (ebeveynlerin) genotipini ifade eder.
    G : Anne ve babadan meydana gelebilecek gamet çeşitlerini gösterir. Gametlerin sayıları değil, çeşitleri önemlidir.
    F1 dölü : Dişi ve erkek gamet çeşitlerinin birleşmesiyle oluşabilecek ilk dölün (neslin) genotip ve fenotip çeşitlerini ifade eder.
    F2 dölü : F1 dölünde elde edilen dişi ve erkek bireylerin çaprazlanmasıyla oluşacak ikinci dölü (nesli) ifade eder.
    Kendileşme : Belli bir genotipe sahip dişinin kendisiyle aynı genotipte bir erkekle çaprazlanmasıdır.
    Arı Döl (Saf Döl) : Genotip olarak homozigot olup, kendileştirildiğinde her zaman aynı genotipte ve fenotipte bireyler oluşturan canlılara arı döl denir.
    BİR KARAKTERLİ (MONOHİBRİT) ÇAPRAZLAMALAR
    Bir türün sadece bir karekteri üzerinde çaprazlamalar yapmaya denir.
    Arı döl yeşil tohumlu bir bezelye ile yine arı döl sarı tohumlu başka bir bezelyeyi çaprazlayalım.
    Heterozigot durumda her bireyden iki çeşit gamet meydana gelir. Birinci yumurtanın iki çeşit polen ile birleşme ihtimali vardır. Daha sonra ikinci yumurta ele alınıp yine iki çeşit polen ile birleşme ihtimali yazılır. Oluşan dölde, Fenotip oranı = 3 : 1 dir. Bunun manası, 3'ü bir çeşitten, 1'i diğer çeşitten demektir. Diğer soruları da bunun gibi cevaplandırabiliriz. Genotip oranı = 1: 2: 1 , Fenotip çeşidi = 2, Genotip çeşidi = 3 tür.









    İKİ KARAKTERLİ (DİHİBRİT) ÇAPRAZLAMALAR
    Bu çaprazlamaları açıklayabilmek için, homozigot sarı ve düzgün bir bezelye ile yeşil ve buruşuk bir bezelyeyi çaprazlayalım.
    Daha önce de bahsettiğimiz gibi iki homozigot canlının çaprazlanmasıyla, bireylerden birer çeşit gamet ve bunların birleşmesiyle de sadece bir çeşit birey meydana gelmektedir. F1 dölünü kendi arasında çaprazlayıp F2 dölünü bulalım.
    Kendileşme çaprazlamalarında Genotip Çeşidi 3n formülüyle bulunur. n, heterozigot karakter sayısını belirtir.


    Yukarıdaki oranlar, iki karakter heterozigot ve genler bağımsız olduğunda sabittir.
    Bütün çaprazlamaları düzenli çaprazlamalar ve düzensiz çaprazlamalar olmak üzere iki ana grupta toplayabiliriz. Şimdi bunları bir tablo ile gösterelim.
    Bütün hibrit çaprazlamalarında:
    2n = fenotip çeşidi
    3n = genotip çeşidi
    4n = çaprazlama sonucu, oluşacak fert sayısını verir.
    n = heterozigot karakter çeşidi.
B. İKİ KARAKTER BAKIMINDAN
1. Homozigot İken

2. Heterozigot İken



BAĞLI GENLERDE GAMET ÇEŞİDİ:


MONOHİBRİT ÇAPRAZLAMA


İki homozigot canlının çaprazlanmasıyla ilgili size sorulan her soruya 1 cevabını verebilirsiniz.


İKİ KARAKTERLİ (DİHİBRİT) ÇAPRAZLAMALAR
Bu çaprazlamaları açıklayabilmek için, homozigot sarı ve düzgün bir bezelye ile yeşil ve buruşuk bir bezelyeyi çaprazlayalım;

(Sarı yeşile, Düzgünlük, buruşukluğa baskındır).

Daha önce de bahsettiğimiz gibi iki homozigot canlının çaprazlanmasıyla, bireylerden birer çeşit gamet ve bunların birleşmesiyle de sadece bir çeşit birey meydana gelmektedir. F1dölünü kendi arasında çaprazlayıp F2 dölünü bulalım



Oluşan bu ikinci döl için yukarıda belirttiğimiz soruları şöyle cevaplayabiliriz.
Fenotip Oranı : 9: 3: 3: 1 dir.

Fenotip çeşidi : 4 dür.
Genotip çeşidi : 3n = 32 = 9 dur.
Kendileşme çaprazlamalarında Genotip Çeşidi 3n formülüyle bulunur. n, heterozigot karakter sayısını belirtir.


Yukarıdaki oranlar, iki karakter heterozigot ve genler bağımsız olduğunda sabittir.
Bütün çaprazlamaları düzenli çaprazlamalar ve düzensiz çaprazlamalar olmak üzere iki ana grupta toplayabiliriz. Şimdi bunları bir tablo ile gösterelim.
Bütün hibrit çaprazlamalarında:
2n = fenotip çeşidi
3n = genotip çeşidi
4n = çaprazlama sonucu, oluşacak fert sayısını verir.
n = heterozigot karakter çeşidi.


Tabloda görüldüğü gibi eğer çaprazlamanız “homozigot x homozigot” ise size ne sorulursa 1 cevabını verebilirsiniz.
Şayet “heterozigot heterozigot” şeklinde verilmiş ise tabloda gösterilen oranlar sabit olmaktadır

MENDEL KURALLARI
  • Bağımsız Dağılış (Ayrılma) Prensibi : Bir karakteri kontrol eden iki gen gametler meydana gelirken, farklı gametlere giderler. Farklı karakterlerin genleri, birbirlerinden bağımsız olarak gametlere aktarılırlar. Buna “bağımsız dağılış” veya “ayrılma prensibi” denir.
  • İzotipi (Benzerlik) Prensibi : Mendel sarı ve yeşil iki farklı bezelyeyi çaprazladı ve F1dölündeki bütün bireylerin aynı fenotipte olduğunu gördü ve buna benzerlik (izotipi) adını verdi.
    Gizlilik – Baskınlık Prensibi : Mendel oğul döllerde anne veya babada olan bazı özelliklerin kaybolduğunu gözledi. Ama bu özelliklerin bir sonraki dölde ortaya çıktığını görünce, kaybolmadıklarını ama gizli kaldıklarını anladı. Birinci dölde gözlenemeyen özelliğe çekinik (gizli) özellik, kendini belli eden özelliğe ise baskın özellik adını verir.

    KAN GRUPLARI ve DEĞİŞİK KALITIM BİÇİMLERİ
    . KAN KARAKTERLERİ
    1. ABO Karakteri
    A geni, B geni, O geni olmak üzere üç ayrı alel genle kalıtılır. A ve B genleri O genine baskın, kendi aralarında ise eşbaskındır.


    Kan grubu, kan alış verişinde çok etkilidir. Bireylerin kan grubunu belirleyen, alyuvarlarında bulunan antijenler (aglütinojen)'dir. Kan plazmasında (serum) ise antijenlere karşı oluşturulmuş antikorlar (aglütinin) bulunur.
    Kan Alış - Verişi
    Her grubun kendi grubuyla yaptığı alış-verişler idealdir. Yandaki şekilde gösterilen noktalı oklar ise, yarı çökelmeli kan nakilleridir. Ancak acil durumlarda uygulanabilir.
    Aglutinasyon (Çökelme)
    Uygun olmayan kan nakillerinde kan serumunda bulunan antikorlar alyuvarları birbirine yapıştırıp bağlayarak çökelmelerini sağlarlar. Buna aglütinasyon denir.
    A antijeni + a antikoru = Çökelme
    Alıcının antikor üreticisi olduğu durumlar kan nakli için uygun değildir. Çünkü, tam çökelme olur.
    Rh Karakteri
    Bu karakter kan grubunun pozitif (+) veya negatifliğini (–) belirler. Pozitiflik geni negatiflik genine baskındır.

    Rh Uyuşmazlığı (Eritroblastosis fetalis)
    Anne Rh ve baba Rh+ olduğu zaman, ikinci ve sonraki Rh+ çocuklarda görülebilir. Böyle çocuklar gelişmenin erken evresinde düşük olarak atılabilir veya gelişmesini tamamlayarak doğarlar.
    İlk gebelikte çocuk Rh+ bile olsa annenin kanı çocuğun kanını tanımaz. Doğum esnasındaki yaralanmalarla tanımış olur ve annenin kanı çocuğun Rh proteinine karşı Rh antikorunu oluşturur.
    Sonraki gebeliklerde bu antikorlar plasentadan geçerse çocuğun kanını çökeltir ve tahrip edebilir.


    Hayvanlarda kan grubu var mıdır?


    Evet hayvanlarda da kan grupları bulunur. Kan grupları, alyuvarların zar yüzeyinde bulunan çeşitli proteinler nedeniyle ortaya çıkıyor. Farklı hayvan gruplarında da farklı zar proteinleri bulunuyor. Bu nedenle, hayvanlarda da kan grupları mevcut. Örneğin kedilerde 3, köpeklerde 11 farklı kan grubu görülüyor.

    Çoğu zaman da, bizlerdeki, yani insanlardaki A-B-O kan grubu sisteminden farklı kan grubu sistemleri görülüyor. Kan gruplarına ek olarak, kanda bulunan çeşitli faktörler de, bu kan gruplarında çeşitli alt gruplar oluşturabiliyorlar.Her hayvan türünde kan grupları farklı olduğu gibi, hayvanlarda kan grupları faktörlerinin (insanlardaki Rh faktörü gibi) sayısı da çok fazladır.Örneğin sığırlarda 11 kan grubu, 51 kan grubu faktörü vardır. Bu, sığırlarda kan gruplarının saptanması için, özel antikorlu 51 test serumunu gerektirir. Atlarda 19, koyunlarda 6, tavuklarda 7 çeşit kan grubu vardır.

    DEĞİŞİK KALITIM BİÇİMLERİ
    1. Çok Alellik
    Değişik canlı türlerinin bazı karakterlerinde alel gen çeşidi ikiden fazladır. Buna çok alellik denir. Ancak, bu durumda da bir birey iki adet alel gen bulundurabilir.
    Bu durumda bireylerin genotip çeşidi  formülüyle bulunabilir.
    Bireylerin fenotip çeşidinin ne kadar olacağı hakkında kesin bir şey söylenemez. Çok alelliğe en iyi örnekler, insan kan grubu ve tavşanlarda post rengidir.
    2. Eş Baskınlık (Ekivalentlik)
    Bir karakteri belirleyen iki farklı gen birbirlerine baskınlık sağlayamazlarsa veya eşit değerde baskınlık oluştururlarsa, dış görünüş (fenotip) iki genin de etkisiyle ortaya çıkar.
    Böylece heterozigot bireyler üçüncü bir fenotipi göstermiş olurlar. Böyle karekterlerde genotip çeşidi değişmez. Fenotip çeşidi (3) genotip çeşidine eşit (3) olur.
    3. Çok Genli Kalıtım
    İnsanlara ait, boy uzunluğu, vücut iriliği, zekilik, deri rengi; hayvanlarda süt verimi, yumurta verimi, meyvelerde büyüklük, tavuklarda ibik şekli gibi birçok karakter bir’den fazla alel gen çifti ile aktarılır. İnsanda deri rengi 2 ayrı gen çiftiyle kalıtılır.
    Tam bir zenci AABB genotipindedir. Tam bir beyaz ise aabb’dir. Her ikisi çaprazlandığında AaBb genotipli F1 melez olacaktır. F2 de ise tam siyah zenciden beyaza doğru geniş bir açılıma rastlanır.
    4. Ayrılmama Olayı
    Mayoz bölünme ile gametler meydana gelirken, bölünmenin I. anafaz safhasında homolog kromozomlar, II. anafaz da ise kardeş kromatidler birbirlerinden ayrılamayarak aynı hücreye gidebilirler.
    Sonuçta kromozom sayısı bir fazla ve bir eksik gametler meydana gelir. Bu anormal gametlerin normal gametlerle döllenmesiyle ise (2n + 1) ve (2n - 1) kromozomlu bireyler meydana gelir.
    5. Kontrol Çaprazlaması
    Baskın fenotipteki bir bireyin, heterozigot mu, yoksa homozigot mu olduğunu anlamak için yapılır. Bunun için, baskın birey, fenotipine bakıldığında genotipi tahmin edilebilen bireyle (genellikle çekinikle) çaprazlanır. Oluşan bütün bireyler baskın ise, incelenen canlı homozigottur. Ancak çekinik bireyler de oluşursa incelenen canlı heterozigottur.
    Örnek Soru :
    Bir ailede anne, A özelliği bakımından baskın fenotiptedir ve bu özelliğin çekinik genini de taşımaktadır (heterozigot).
    Babanın genotipi aşağıdakilerin hangisindeki gibi olursa, çocukların fenotipinde bu çekinik özellik kesinlikle görülmez?

    A) AA                   B) Aa                   C) aa                   D) xAy                   E) xay
    (2000 – ÖSS)
    Cevap A
    CİNSİYETE BAĞLI KALITIM
    A. CİNSİYETİN BELİRLENMESİ
    1. Eşeyin Modifikasyonla Belirlenmesi
    • Bonellia isimli hortumlu hayvan, denizlerde yaşamakta ve döllenmiş yumurtalarını suya bırakmaktadır. Bu yumurtaların bazıları suda serbest olarak gelişirken, bazıları ana canlının hortumuna yapışarak gelişmesini tamamlar. Serbest gelişenlerin hepsi dişi, hortuma yapışarak gelişenlerin hepsi ise erkek olmaktadır.Buna göre, cinsiyeti hortumdan alınan bazı maddeler belirlemektedir.
    • Bir halkalı solucan türünde, bireyler genç evrede iken (vücut az segmentli olduğu için) erkek olmakta, daha ileri yaşlarda ise (15 - 20 segmente ulaşınca) dişi olarak farklılaşmaktadır. Cinsiyet vücut büyüklüğüne göre belirlenmektedir.

    2. Eşeyin Kromozomlarla Belirlenmesi
    Bazı kromozomlar cinsiyeti belirleyen genleri taşırlar, bunlara gonozom denir. Diğer kromozomlar ise vücut karekterlerini belirleyen genleri taşır.
    Bunlara ise otozom denir. İnsanlarda kromozom formülü şu şekildedir.
    B. İNSANDA EŞEYE BAĞLI KALITIM
    İnsanlarda bazı karakterler sadece X kromozomu üzerinde, bazıları sadece Y kromozomu üzerinde, bazıları ise hem X hem de Y kromozomunda aktarılmaktadır.
    a. Renk Körlüğü : X kromozomu üzerindeki çekinik bir genle aktarılır. r : Renk körlüğü genini, R : Normal görme genini gösterir.
    X kromozomu ile aktarılan karakterlerle ilgili olarak,
    • Bir dişinin hasta olabilmesi için hem annesinden, hem de babasından hastalık genini alması gerekir.
    • Hasta dişinin babası mutlaka hastadır.
    • Hasta bir kadının bütün erkek çocukları mutlaka hasta olur.

    b. Sadece Y ile Aktarılanlar: Y kromozomunun X ile homolog olmayan bölgesinde aktarılan; kulak kıllılığı, ayak parmaklarının yapışık olması, balık pulluluk, sakal - bıyık gibi bazı karekterlerdir.
    Y kromozomu ile aktarılan karakterler;
    • Sadece erkeklerde görülür.
    • Hasta babanın sadece bütün erkek çocukları hastadır.
    • Genlerin baskınlığı veya çekinikliği önemli değildir. Çünkü etkilerini örtecek başka bir alel gen yoktur.

    c. Hem X Hem Y ile Aktarılanlar: X ve Y kromozomunun homolog bölgesindeki genlerle aktarılırlar. Otozomlardaki normal karakterler gibi kalıtılırlar. Yani hem erkek hem dişilerde, aynı oranlarda görülebilirler. İnsandaki tam renk körlüğü ve diğer bazı göz rahatsızlıkları böyle aktarılır.
    POPULASYON GENETİĞİ ve EVRİM
    A. POPULASYON GENETİĞİ
     Belirli bir bölgede yaşayan aynı türün fertleri topluluğuna populasyon denir. Burada populasyonlardaki karakterlerin hangi oranlarda görüldüğünü sonraki nesillerde ne gibi değişmeler olduğunu öğrenmeye çalışacağız.

    1. Genler ve Populasyonlar
    Bir populasyonda bir karakterin hangi oranda bulunduğunun veya yeni oluşacak bireylerde o karakterin görülme şansının hesaplanabilmesi için bazı değerlerin önceden bilinmesi gerekir. Bunları öğrenmek için ise, populasyonda bir birey veya bir aile yerine bütün bireylerin incelenmesi gerekir.

    Gen Havuzu Nedir?
    Genetikçi, populasyondaki fertlerin bütün genlerinin bir havuzda toplandığını düşünür. Bu havuz erkek fertlerin ve dişi fertlerin genlerinin toplandığı iki ayrı havuzdan meydana gelmiştir. Kısaca, bir populasyonun bütün genlerine gen havuzu diyebiliriz.
    Gen Frekansı : Bu büyük gen havuzunda bir genin bulunma sıklığı (% oranı) o geninfrekansını belirler. Bir karakterle ilgili genlerin frekansları toplamı daima 1'e eşittir. p, baskın genin oranını; q ise çekinik genin oranını belirtirse, (p + q = 1) dir.
    Aynı türe ait bile olsa farklı populasyonların gen havuzları ve gen frekansları farklıdır.
    Baskın ve çekinik genlerin frekansına etki edecek kuvvetler (faktörler) olmadığı taktirde; populasyondaki her bir alelin veya genotipin % oranları dölden döle değişmeden aktarılır. p2, AA birey oranını; 2pq, Aa birey oranını q2 ise aa birey oranını gösterecek olursa, (p2 + 2pq + q2 = 1) olur.

    2. Gen Oranının Değişmesi
    Bir populasyondaki genlerin frekansını etkileyen kuvvetler yoksa populasyon dengededir, gen frekansları ve birey oranları sabittir. Populasyonlardaki denge uzun süre kalamaz. Gen frekanslarını etkileyen faktörler her zaman bulunabilir.

    1. Mutasyonlar : Bir populasyonda her kuşakta az miktarda da olsa mutasyonlar meydana gelebilir. Bir genin aleli mutasyona uğradığı zaman, bu mutasyon yararlı ise populasyonda devam eder. Dolayısıyla gen havuzundaki frekansı da değiştirmiş olur. Ancak bir müddet sonra gen havuzu tekrar dengeli hale gelir.
    Eğer gende zararlı bir mutasyon meydana gelmişse, fert öleceği için bu gen kaybolacaktır. Bu durumda da gen frekansı değişir.
    a. Kromozom Sayısı Mutasyonları : Mayoz bölünmede gerçekleşen ayrılmama sonucu kromozom sayısı artar ve azalır. 2n-1, 2n+1, gibi kromozom sayısına sahip bireyler bu yolla oluşur.
    b. Kromozom Yapısı (Gen) Mutasyonları : Kromozomlar üzerinde dizilmiş bazı genlerin kaybolması, koparak başka kromozoma yapışması, aynı yere ters dönüp yapışması, gibi durumlardır.
    c. Nokta Mutasyonlar : Bir genin yapısındaki nükleotidlerin değişmesi, kaybolması, yerine yanlış nükleotid bağlanması gibi durumlarla ortaya çıkar.
    Mutasyonlar genel olarak zararlı ve öldürücüdürler. Kalıtsal olabilmeleri için; üreme hücrelerini etkilemeli, ya da gelişmenin erken döneminde gerçekleşmelidirler.

    2. Seleksiyon : Gen frekansının değişmesinde diğer bir etken de seleksiyondur. Seleksiyon çevreye uygun varyasyonlara sahip bireylerin seçilip, diğerlerinin elenmesidir. Bazı genlerin frekansı artar bazısının azalır. Örneğin hemofili hastalarının, toplumda yaşama ve çocuk sahibi olma ihtimalleri azdır. O halde hemofili geni populasyonda seleksiyona uğramaktadır. Ancak hemofili alellerinin frekansı hiç bir zaman sıfır olmaz. Çünkü, mutasyonun etkisiyle normal aleller hemofili aleline dönüşebilmektedir.

    3. Migrasyon (Göçler = Gen akımı) : Bir populasyondaki belirli karakteri taşıyan fertler bazı durumlarda diğer bir populasyona göç edebilirler. Böylece bir populasyonun gen havuzundaki bir genin frekansı azalırken diğer bir populasyonun gen havuzundaki genlerin frekansında artış meydana gelebilir.

    4. İzolasyon : Tabiattaki populasyonlar arasında genetik, fizyolojik, ekolojik ve davranışla ilgili çeşitli izolasyon mekanizmaları vardır. Ancak bunların arasında en önemlisi coğrafik izolasyondur. Populasyonlar coğrafik olarak ayrıldıkları zaman bulundukları çevrede yaşamlarını sürdürebilmeleri için, mutasyon ve seleksiyonla farklı gen havuzları oluştururlar. Uzun bir süre sonra bu populasyonlar artık birbirleriyle çiftleşemeyecek derecede farklılaşmışlardır. Bu durum yeni alt türlerin ortaya çıkmasını sağlar.

    5. Aile İçi Evlenmeler : Bu tip evlenmeler, resesif genlerin bir araya gelmelerine yani homozigot hastalıklı fertlerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu tip hastalıklar öldürücü ise, böyle bir evlenme resesif genin populasyondaki frekansını azaltır.

    B. EVRİMLE İLGİLİ GÖRÜŞLER
    Evrim, canlıların uzun bir zaman içinde geçirdiği ve geçirmekte olduğu değişiklikleri ifade eder. Evrimci görüşe göre, yeni türler eski türlerin tesadüfen ve zaman içinde değişmesiyle meydana gelmekte; bu değişme olayı günümüzde de devam etmektedir.
    Başka bir ifadeyle, evrimciler, türlerin sabit olmadığına ve devamlı değiştiğine inanmamaktadırlar. Evrimcilere göre günümüzün canlıları, çok basit ve ilkel bir veya birkaç ortak atadan, milyonlarca yılda evrimleşerek meydana gelmiştir.
    Tabiattaki türlerin kendi içinde bazı değişmeler gösterdiği tespit edildiği halde, bu değişmelerin, bir türü başka bir türe dönüştürdüğüne ait örneklere rastlanamamıştır.

    1. Lamarck’ın Görüşleri
    Bu bilim adamı, çevrenin etkisiyle canlılarda meydana gelen değişmelerin daha sonraki nesillere geçebileceğine inanmıştır. Lamarck’a göre, bitki ve hayvan türleri, çevre şartlarının etkisiyle değişebilmektedirler.
    Lamarck, “Zoolojinin Felsefesi” adlı eserinde, çevrede meydana gelen değişikliklerin türleri etkilediğini ve her türün bu etkiye içten gelen bir değişiklikle cevap verdiğini belirtmektedir.
    Lamarck, canlıların çevre şartları ile “sonradan kazanılan özelliklerin yeni nesillere geçtiği” ve “kullanma ve kullanmama” prensiplerini savunur.
    Buna göre, eğer bir vücut parçası çok kullanılırsa gelişir ve kuvvetlenir. Kullanılmayan organlar ise zamanla zayıflar, küçülür ve hatta kaybolabilir.
    Mesela, zürafaların boyunlarının uzun olmasını şu şekilde açıklar: Oldukça kurak ve otsuz bölgelede yaşayan bu hayvanlar, devamlı ağaçların uç dallarına boyunlarını uzatmak zorunda kalmışlardır. Bu mecburiyet, zürafa soyunun daha sonraki nesillerinde de sürdürülmüştür. Böylece uzun yıllar devam eden bu olayın sonunda, zürafaların hem ön bacakları, hem de boyunları uzamıştır.
    Kullanma yoluyla bir organizmada çeşitli vücut bölgelerinin gelişebileceğine dair görüş inandırıcıdır. Gerçekten bugün, atletlerin ve haltercilerin çeşitli çalışmalarla kaslarını geliştirdikleri bilinmektedir. Bu tür değişmelere modifikasyon denmektedir.
    Ancak, yapılan araştırmalar, çevre ve yaşama şartlarının etkileri ile fertlerde görülen değişikliklerin oğul döllere geçemeyeceğini açıkça göstermektedir. Bugünkü biyoloji bilgisine göre, ancak üreme hücrelerinde, özellikle bu hücrelerin genlerinde meydana gelen değişmeler nesillere geçebilir. Çevre tesiriyle vücut hücrelerinde meydana gelen değişmeler ise yeni nesillere geçmez.

    2. Darwin’in Görüşleri
    Darwin’in diğer evrimcilerden farkı, fikirlerini desteklediğine inandığı delilleri tabiattan toplamış olmasıdır. Darwin’den öncekilerin görüşleri inandırıcı bir gözleme dayanmıyordu. Sadece fikir olarak ileri sürülüyordu.
    Darwin, dünyada yaşayan türlerin ayrı ayrı yaratıldığına inanmıyordu. Bunların ortak bir kökenden geldiğini ve tesadüflerle değişerek çeşitlendiğini, türlerin çok uzun zaman içerisinde başka türlere dönüştüğünü iddia ediyordu. Türlerin “değişebilirliği”Lamarcak’tan beri bilindiği için, Darwin, sadece bu türlerin hangi mekanizma ile değiştiğini açıklamaya çalışmıştır.
    Darwin’ın doğal seleksiyon görüşüne göre, tabiatta acımasız bir hayat mücadelesi vardır. Bu hayat mücadelesinde zayıflar elenmekte, güçlüler yaşamaktadır. Tabiat zayıfları eleyerek güçlüleri korumaktadır. İşte Darwin, bu görüşüne “doğal seleksiyon” adını vermiştir.
    Tabiatta, canlıların yaşayabilmeleri için mücadele etmek mecburiyetinde olduklarını hepimiz biliyoruz. Ama bu mücadele, bütünüyle tabiattaki zayıfları yok etme şeklinde görülmez.
    Darwin’e karşı olan evrimcilere göre, madem ki tabiatta zayıflar elenmektedir; o halde bize göre çok güçsüz gibi görünen türlerin yaşaması nasıl izah edilebilir.

    Tabiat içindeki en gelişmiş canlı olan insan, bakteriler için her türlü öldürücü ilacı (antibiyotik) kullanmasına rağmen, kendisinden çok daha zayıf durumdaki bu canlılarla mücadelede yenik düşmektedir.

    Her canlı tabiatın belli bir alanında hayatını sürdürebilecek bir yapı ve özelliktedir. Ancak, “Darwin” in “doğal seçilim” hipotezi çağdaş evrimciler tarafından “belirli çevre şartlarına en uygun olan bireyler daha fazla yaşama ve döl verme şansına sahiptirler”şeklinde yumuşatılmıştır.


Kalıtımda kullanılan iki önemli olasılık yasası şunlardır.
1-Şansa bağlı olan iki ayrı olayın sonuçları birbirinden bağımsızdır.
2-Şansa bağlı iki olayın aynı anda olma olasılığı bu olayların ayrı ayrı olma
olasılıklarının çarpımına bağlıdır.
   Açıklama :Havaya atılan paranın yazı gelme ihtimali  ½ , Tura gelme
ihtimali ½ dir. Aynı para on kez havaya atılsa dahi her seferinde tura gelme
ihtimali ½ dir.
On kez havaya atılan paranın on kere tura gelme ihtimali ise her seferinde
her seferinde tura gelme ihtimalinin çarpımına eşittir. ( ½ )10 şeklinde ifade
edilir.
Açıklama:Heterozigotlukta hibridlik derecesi gamet çeşit sayısını iki kat
artırır.
n=Hibridlik derecesi   2n=gamet çeşit sayısı  
Örnekler:
AAbbCCddee  genotipli bireyde oluşacak gamet çeşit sayısı.
n=0  olduğundan gamet çeşit sayısı 1 dir.
AAbbCcDdee  genotipli bireyde oluşacak gamet çeşit sayısı.
n=2   olduğundan 2 2 =2.2=4 çeşittir.
AaBbCCDdee  genotipli bireyde oluşacak gamet çeşit sayısı.
n=3  olduğundan 2 3 =2.2.2=8 çeşittir.
Pratik yol:Genotipte heterozigot karakterlere 2   homozigot karakterlere
1 değeri verilerek çarpılır.
Örnekler:               AaBBccDdEeFfgg
                                 2. 1. 1. 2. 2. 2. 1=16 çeşit gamet oluşur.
                               aaBbCcDdEeffGg
                                1.2. 2.  2.  2. 1. 2 =32 çeşit gamet oluşur.
Açıklama:Genotipi verilen bireyin meydana getireceği herhangi bir gametin
oranı ( 1 / 2 )n     bağıntısı ile bulunur.(n= hibridlik derecesi)

Örnek: AabbCcDdEeff genotipli bireyin  abcdef genotipli gamet oluşturma
oranı nedir.
n=4 olduğuna göre;                                                                   
Gametin oranı=( 1 / 2  ) 4   =    1 / 16    bulunur.
           
A-Olasılık prensiplerinin gametlerin oluşum olasılığına uyarlanması
Örnek : Tek Karakterde
 Örnek:İki karakterde
a)Her iki karakter içinde homozigot bireylerde.
   

b)Her iki karakter içinde heterozigot bireylerde.

B-Olasılık prensiplerinin bireylerin oluşum olasılığına uyarlanması
































Monohibrid çaprazlama










Dihibrid çaprazlama




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder